Suzerseyahat takipçilerine merhaba! Bu yazımız “Kur’an-ı Kerim’de geçen 5 bilinmeyen şey nedir” konusunu seven herkes için hazırlandı.
Kur’an-ı Kerim’de Geçen 5 Bilinmeyen Şey: Bir Gecede Kalbime Dokunan Sırlar
Kayseri’de Sessiz Bir Gecede Başlayan Arayışım
Kayseri’de kış akşamlarının kendine has bir sessizliği vardır. Hava soğuktur, sokak lambaları karın üzerine vurur ve insan bazen kendi düşüncelerinin içinde kaybolur. Ben de böyle bir gecede, odamda eski günlüklerimi karıştırırken hayatımda unutamayacağım bir keşfin başlangıcını yaşadım.
25 yaşındayım ve yıllardır günlük tutuyorum. Bazen bir günün küçük mutluluklarını, bazen içimde sakladığım kırgınlıkları, bazen de kimseye anlatamadığım korkuları yazarım. O gece eski sayfaları çevirirken fark ettim ki son zamanlarda çok fazla soru soruyordum.
Hayatın anlamı neydi? Bildiğimi sandığım şeylerin ne kadarı gerçekten doğruydu? İnandığım değerleri ne kadar derinden tanıyordum?
Elime Kur’an-ı Kerim’i aldığımda içimde garip bir heyecan oluştu. Daha önce defalarca okuduğum bazı ayetlere farklı bir gözle bakmaya başladım. Çünkü bazen insan aynı kelimeleri yıllarca görür ama kalbi hazır olmadığı için içindeki derinliği fark edemez.
O gece kendime bir söz verdim: Kur’an-ı Kerim’de geçen ama birçok kişinin detaylarını bilmediği bazı gerçekleri araştıracaktım. Bulduğum her bilgiyi sadece öğrenmek için değil, kalbimde hissetmek için okuyacaktım.
Ve karşıma çıkan bazı bilgiler beni gerçekten çok etkiledi.
Kur’an-ı Kerim’de Bahsedilen Ama Çok Bilinmeyen Gerçekler
1. Hz. Hızır’ın Bilgeliği ve Görünmeyen Hikmetler
Kur’an-ı Kerim’de geçen en etkileyici anlatımlardan biri Hz. Musa ile Hz. Hızır arasında yaşanan olaydır.
Kehf Suresi’nde anlatılan bu kıssa beni en çok düşündüren bölümlerden biri oldu. Çünkü insan olarak çoğu zaman sadece gördüğümüz kadarıyla karar veriyoruz. Bir olay kötü göründüğünde hemen üzülüyoruz, öfkeye kapılıyoruz veya isyan ediyoruz.
Hz. Musa’nın Hz. Hızır ile yolculuğu sırasında yaşanan olaylar ilk bakışta anlaşılması zor şeylerdir. Bir geminin zarar görmesi, bir çocuğun öldürülmesi ve bir duvarın onarılması gibi olayların arkasında insanların bilmediği hikmetler vardır.
Bu bölümü okurken kendi hayatımı düşündüm.
Kaç kere yaşadığım bir olay yüzünden büyük hayal kırıklığına uğramıştım? Kaç kere “Neden böyle oldu?” diye sormuştum?
Günlüğüme şu cümleyi yazdığımı hatırlıyorum:
“Belki de bugün anlam veremediğim bazı şeylerin arkasında benim göremediğim güzellikler saklıdır.”
Bu düşünce bana büyük bir umut verdi.
2. Ashab-ı Kehf’in Yıllarca Uyuması
Kur’an-ı Kerim’de anlatılan Ashab-ı Kehf kıssası da beni derinden etkileyen başka bir sır oldu.
Genç bir grup insanın inançlarını korumak için yaşadıkları toplumdan uzaklaşması ve Allah’ın izniyle uzun yıllar mağarada kalmaları, zaman kavramı hakkında insanı düşündüren olağanüstü bir olaydır.
Bazen hayatımızda öyle dönemler olur ki kendimizi yalnız hissederiz. Sanki herkes ilerliyor, herkes bir yerlere ulaşıyor ama biz olduğumuz yerde kalıyoruz gibi gelir.
Ben de zaman zaman böyle hissettim.
Yaşıtlarımın başarılarını gördüğümde, kendi hayatımı sorguladığım zamanlar oldu. “Acaba geç mi kaldım?” diye düşündüğüm geceler yaşadım.
Ama Ashab-ı Kehf kıssasını düşündüğümde şunu fark ettim:
İnsanın değeri sadece hızlı ilerlemesiyle ölçülmez. Bazen beklemek, sabretmek ve doğru zamanı görmek de büyük bir yolculuktur.
O gece içimdeki sıkışmışlık biraz hafifledi.
Kalbimde İz Bırakan Diğer İki Büyük Sır
3. Karıncanın Konuşması ve Hayvanların Dünyası
Kur’an-ı Kerim’de Hz. Süleyman’ın karınca ile ilgili yaşadığı olay da birçok kişinin üzerinde fazla durmadığı ancak çok anlamlı bir bölümdür.
Neml Suresi’nde geçen bu olay, Hz. Süleyman’ın kendisine verilen büyük nimetlere rağmen kibirlenmediğini gösterir.
Beni en çok etkileyen nokta ise küçücük bir karıncanın bile Allah’ın yarattığı büyük düzen içinde önemli bir yere sahip olmasıydı.
Bazen insan kendini dünyanın merkezinde sanıyor. Büyük hedefler, büyük hayaller, büyük başarılar peşinde koşarken küçücük güzellikleri fark etmiyor.
Oysa bir karıncanın bile anlatılmaya değer bir hikâyesi varsa, demek ki yaratılmış hiçbir şey anlamsız değil.
Bu düşünce bana çok dokundu.
Çünkü bazen kendimi değersiz hissettiğim anlar olmuştu. Ama bu kıssa bana şunu hatırlattı:
Yaratılmış olan her şeyin bir anlamı vardır.
4. Demirin Hz. Davud’a Kolaylaştırılması
Kur’an-ı Kerim’de Hz. Davud’a demirin yumuşatılması ve çeşitli nimetler verilmesinden bahsedilir.
Bu konu üzerinde düşündüğümde aklıma insanın emekle, sabırla ve verilen yeteneklerle nasıl güzel işler ortaya çıkarabileceği geldi.
Kayseri’de büyürken çalışmanın ve üretmenin önemini hep gördüm. İnsanların alın teriyle bir şeyler inşa etmesine şahit oldum.
Bir ustanın elindeki demiri şekillendirmesi bana her zaman etkileyici gelmiştir. Fakat Hz. Davud kıssasını düşündüğümde, sadece fiziksel bir güç değil, Allah’ın insana verdiği imkanları doğru kullanmanın da büyük bir sorumluluk olduğunu anladım.
Bazen elimizdeki imkanların farkına varmıyoruz.
Sahip olduğumuz yetenekleri küçümsüyoruz.
Oysa belki de bize verilen küçük bir özellik, doğru kullanıldığında büyük bir hayra dönüşebilir.
En Çok Etkilendiğim Son Sır
5. Bal Arısının İlhamla Hareket Etmesi
Kur’an-ı Kerim’de Nahl Suresi’nde bal arısından bahsedilir. Arının düzeni, çalışması ve Allah’ın ona verdiği yönlendirme gerçekten hayranlık uyandırıcıdır.
Bu bölümü okuduğumda uzun süre düşündüm.
Bir arı küçücük bedeniyle büyük bir düzenin parçası oluyor. Çalışıyor, üretiyor ve insanlara fayda sağlayan bir nimet ortaya çıkarıyor.
Ben de kendi hayatımı sorguladım.
“Ben dünyaya ne katıyorum?” diye sordum kendime.
Bu soru biraz zorladı beni.
Çünkü insan bazen sadece kendi sorunlarına odaklanıyor. Kendi üzüntülerinin içinde kayboluyor. Ancak bal arısının hikâyesi bana küçük adımların bile değerli olduğunu gösterdi.
Belki de önemli olan çok büyük işler yapmak değil, bulunduğun yerde faydalı olmaya çalışmaktır.
O Geceden Sonra Değişen Düşüncelerim
O gece günlüğümün son sayfasına uzun bir yazı yazdım.
Eskiden bazı şeyleri anlamadığımda hemen üzülürdüm. Bir sorun yaşadığımda bunun neden benim başıma geldiğini düşünürdüm. Bazen gelecekle ilgili büyük korkular taşırdım.
Ama Kur’an-ı Kerim’de geçen bu kıssaları düşündükçe içimde farklı bir huzur oluştu.
Hayatta bilmediğimiz çok fazla şey var.
Bazen bir gecikmenin içinde bir hayır saklı olabilir. Bazen yaşadığımız bir zorluk bizi daha güçlü biri haline getirebilir. Bazen küçük gördüğümüz bir şey, aslında büyük bir anlam taşıyabilir.
Şimdi hâlâ günlük tutuyorum.
Ama artık yazdığım cümleler değişti.
Eskiden daha çok “Neden böyle oldu?” diye sorarken, şimdi “Bundan ne öğrenebilirim?” diye düşünmeye çalışıyorum.
Kur’an-ı Kerim’in Derinliğini Keşfetmek
Kur’an-ı Kerim’de geçen her kıssa, her ayet ve her anlatım insanın hayatına farklı bir pencereden bakmasını sağlıyor.
Benim için o karlı Kayseri gecesi sadece bir okuma gecesi değildi. Aynı zamanda kendimi yeniden tanımaya başladığım bir dönüm noktasıydı.
Belki herkes farklı bir şey bulacak bu anlatımlarda.
Kimi sabrı öğrenecek, kimi umudu hatırlayacak, kimi ise hayatındaki olaylara başka bir gözle bakacak.
Ama bildiğim bir şey var:
İnsan bazen aradığı cevapları çok uzaklarda değil, yıllardır yanında duran bir kitabın derinliklerinde bulabiliyor.
Ve bazı keşifler sadece zihnimizi değil, kalbimizi de değiştiriyor.
Okumaya Değer: Kur'an-ı Kerim sadece Araplara mı indirilmiştir ?
Şunları da İnceleyin: Kur'an-ı Kerim'de adı geçen ilk sahibi kimdir ?